oyun

İnsanoğlu yapaylaştıkça, Yapay zekâlar doğallaşıyor mu?

Blog Yazılarım - 29 Mayıs 2018

Kısaca bir filmin konusundan bahsetmek isterim, sene 2070’lerde geçiyor. Konu şu: insanoğlu, kendilerine yardım etmesi için, yapay zekâyı yaratır. Bu makinalar önceleri ilkeldir ve çalışabilmeleri için güneş enerjisine ihtiyaç duyarlar. Sonra zekâları ile insanlara bağlı olmadan yaşamayı öğrenirler. İnsanoğlu yaptıkları bu makinalardan korkar ve onları yok etmek ister ama bu artık çok da mümkün değildir. Bunun üzerine, enerji kaynaklarını yok etmeye çalışırlar ya da bloke etmeye “Güneş’i”. Dünyayı derin bir karanlığa boğarlar ve tabi insanoğlunun yaşamayacağı bir hale gelir ama makinalar da yaşayamamaktadır. Fakat bunlar yapay zekâ ya bir şekilde hayatta kalmak için yol ararlar ve insanların enerjileri ile yaşayabileceklerini fark ederler. Bunun üzerine bir insan mühendisliği inşaa edilir. Yapay bir dünya oluşturulur ve insanların bedenlerindeki enerji makinalara hayat verirken, insanlar zihnen yaşadıkları bir dünya hapsolurlar. Buradan kurtulabilen bir grup insanda hayatlarını geri almak ve dünyayı kurtarabilmek için yapay zeka ya savaş açar. Hatırladık mı? Evet, 😊 filmin adı: MATRİX… Gerisini hepimiz biliyoruz zaten…

Ne zaman bir yapay zekâ haberi dinlesem ve okusam hayrete düşüyorum. Gelişmeler o kadar yeni ki ama ona rağmen müthiş hızlı. Benim burada tereddütte düştüğüm nokta, gelişmelerden tek korkan ben miyim? işte kafamdaki düşünceler, hadi başlayalım…

Konuya sanayi devrimi ile başlamak isterim… İnsanların iş gücüne yardım etmesi için yapılmasına karar verildi. Daha hızlı, belki daha az maliyetli ve daha çok iş. Bu süre zarfında bir çok insanın işsiz kaldığı düşünülürse verimliliğinden şüphe edebiliriz. Sanayi devrimi sonrası 10 yıl içinde, müthiş bir gelişme ve neredeyse her sektörde görülebilir artış. Uzmanlık alanım olmadığı için ahkâm kesecek değilim, elbette ihtiyaç duyulmuştur ve devrim olmuştur. En azından neye hizmet ettiğini anlayabiliyorum. En büyük yan etkisi, bazı insanların işsiz kalması diyebilir miyiz? ya da doğanın kirlenmesi? Tabi bu süre içinde de ihtiyaca yönelik başka meslekler doğmuştur. Durum aşağı yukarı eşit gibi…

Soru:  Yapay zekâ neye hizmet edecek?Amaç ne?

Yapay zekanın gelişime gelelim. Açıkçası ustaca bir bilgiye sahip değilim. Bende herkes gibi uzaktan uzmanların icat ettiği makinaları takip ediyorum, videolar izliyorum ve makaleler okuyorum ama çok meraklıyım belki bir tık fazlaca araştırma yönünü abartmış olabilirim 😊 Örneğin robotların ilk çıkış noktası 1770 de macar mucit wolfgang ın satranç oynaması için yaptığı, adına” Türk” koyulan robottan çıktığını biliyorum. Tabi bu robot gibi gözüken ama aslında sandığın içinde(satranç masasının altında) bir satranç ustasının olduğu, kandırmaca bir durumdan ibaretti. 😊 . 1997 de deep blu adındaki yapay zekanın dünya satranç şampiyonu olan Kasparovu yenmesi, ilk kez yapay zeka insana karşı düşüncesini ortaya atmıştır herhâlde. Araştırılsanız inanılmaz bilgiler var örneğin: deep blue nun 97 senesindeki hızı, 3 dakikada 540 hamle iken, yeni sürümü ise; saniyede 200 milyon, dolayısıyla 3 dakikada 36 milyar muhtemel hamleyi hesaplayabiliyor. Wowww…

Tabi bu arada meşhur Terminatör filmini de es geçmemek lazım. Film 1984 yılında çekilmiş ama geleceğin 2029’da geçiyor😊 e şunun şurasında ne kaldı 2018 deyiz… Ciddi anlamda insan ve yapay zekânın karşılaştığı bir film serisi… Belki gelecekten gelen bir robot insanlığı yok etmeye çalışmayacak ama gelecekte yapay zekalar bizim hakkımızda ne düşünür bilemiyorum, umarım tehdit olarak görmezler.

Bazı uzmanlar, yapay zekânın insan zekâsına ulaşamayacağını savunuyor çünkü insan ırkının sezgilerinin olduğunu ve bunu bilgisayarın anlayabileceği bir şey olmadığını savunuyorlar… oh ne güzel gerçekten için rahatladı. Ama 1997 de Kasparovun yapay zeka ile yaptığı satrancı bırakıp gitmesinin sebebi, onun oyunlarını izlemiş ve yapacağı hamlenin ne olduğu biliyor olasıydı yani oyunu eşit ve adil bulmamıştı. E şimdi Yıllarca amigdalayı kontrol altına alabilmek için milyonlarca evrim geçirmişken, hele ki sezilerimizi bu kadar törpülemişken ya da törpülemek zorunda bırakılmışken, yeniden yapa zekâlardan üstün olabilmek için sezgilerinize mi güvenin diyorsunuz? Sezgi bıraktınız mı ki acaba insanda? Okullarda ki ders sistemlerine bakınız? KODLAMA, ROBOTİK adı verilen dersler var. Bu arada bir özeleştiridir de aynı zamanda, hiçbirimizde bu dersler olmayan okullara da göndermiyoruz, neden geleceğin işi bu robot yapacak bizim ufaklıklar… Ben bunlara karşı değilim tabi öğrensinler ama neye hizmet edeceği bilinci ve amacıyla üretsinler isterim.  😊 herhalde amaç insanlar evde otururken robotları çalıştırmak çünkü robotlar da iş hayatına atılırsa insan fazla gelecektir… Bir kesime göre kadınlar iş hayatına bile fazlayken robotlar olayı daha da karışık hale getirebilir. İleride bir de bakmışız robot hakları sendikası kurulmuş… Olmaz olur valla…

Bana kalırsa bunların çoğu algı benim çocuğum kodlamayı öğrenmezse eksik kalmaz ya da ıpad kullanmayı bilmezse. Ama işte algımız üzerinde büyük bir oyun oynanıyor… İnsanlığın var olmasına yardımcı olan zihnin-ruh bütünlüğü ve çoklu düşünme törpülenmeye başlandı. Ne istiyorlarsa, onu düşünmemizi sağlıyorlar… Eskiden ezbere bildiğim birçok numarayı artık ezberlemiyorum çünkü ihtiyaç duymuyorum dolayısı ile zihnim o bölgesindeki yolları unutmaya başlandı. İşte zamanla farkında olmadan birçok özelliğimizi böyle kaybettik ve yapay zekâlar çoğalmaya başladıkça da kaybediyoruz. Bizleri yapaylaştırdıkça farkında değiliz aslında onları zeki olarak algılamaya başlıyoruz. Bir düşünsenize gelecekte doktor yok, ameliyatları yapay zekalar yapıyor peki ya yapmam derse ne olacak? ya da nasıl yaptığını nerden bileceğiz, içimizde bıçak unutursa geri alacak mı?  🙁

Aslında yapay zekânın bir suçu yok 😊 sorun şu ki;
Robot yapmak için, yenilik için can atıyoruz ama sonuçlarının ne olacağını bilmiyoruz yada nasıl kontrol edeceğimizi? Robotlarda olmayan tek şey sezgiler diyoruz ama onları kuvvetlendirmek için okumuyoruz, kendimizi geliştirmiyoruz, hayatı ve insanı anlamak için insanlarla ilişki kurmuyoruz, sosyal medyadan sosyalleşiyoruz, yazmıyoruz dokunuyoruz, bakıyoruz ama görmüyoruz evimizde koltukta, otobüste, evde, işte elimizde konsol, ıpad ya da telefon oyun oynuyoruz, insana değil nesneye değer veriyoruz… Kısaca robotlaşıyoruz artık hiçbir şeye anlam yükleyemiyoruz çünkü hissetmiyoruz, vicdanımızı sorgulamıyoruz, ahlakımıza aldırmıyoruz, geleneklerimizi unutuyoruz ve yüzyıllardır bizim için bilgi biriktirmiş bilinçaltımıza inmiyoruz, güvenmiyoruz, psikolojik olarak rahatsızlaşıyoruz ve bilinçaltımızı ilaçlarla evcilleştirmeye çalışıyoruz.

Burada en önemli anahtar bizleriz, hissettiklerimiz ve insanlara hissettirdiklerimiz…

Kendi içimize dönmek o yüzden bu kadar önemli çünkü bizi insan yapan şeyleri köreltmeden değişime başlamalı ve tatbikîde yenilenmeliyiz… Hislerimizle ve vicdanımızla düşünmeyi asla bırakmamalıyız…

 

o zaman HADİ BİRAZ DÜŞÜNELİM… ŞİMDİ SORUYORUM???

Gelecekte ne olacak?

Neyin hayalini kuruyoruz?

Yapay zekânın rolü ne olacak? Ve İnsanın anlamı değişecek mi?

kısacası,

Bizler nasıl bir Dünyada yaşamak istiyoruz?  

 

Öneriler
Transcendece
Matrix
Surrogates
Terminatör
Artificial intelligence
Source code
Equilibrium
Minority report
İ robot

Tedx konuşmaları : Grady Booch, Nick Bostrom, Kevin Kelly, Sam Harris

ayrıca, Elon Musk’ın yapay zeka ile ilgili konuşmalarını okuyabilirsiniz…

 

SEVGİLER…

eğitimci ve profesyonel koç
Sinem Yavuz

 

 

 

İçeriğin Devamı