sinem yavuz

insanlığın en büyük değeri GÜVEN üzerindeki OYUNLAR

Blog Yazılarım - 18 Ocak 2019

Farkında olmadan bilinçaltında taşıdığımız en büyük değerimiz Güven ve Sevgidir. Bu iki değer üzerine inşa ederiz bütün varlığımızı. Güvenli aile ortamı, ast üst ilişkisinde güven, güven duyduklarımız yanındaki rahatlığımız ya da Sevgi, sevilme duygusu ile yaparız bazı şeyleri ya da sevdiğimiz şeyleri yaparız haz duygusunu körüklemek ve mutlu olmak için. İşte o kadar önemlidir ki bu iki değer, 0-6 yaşta temeli oturmazsa davranış bozukluğu ile devam eder tüm hayatımız.

Ortamdan çok kişilerde ararız bunları ve değerlerimizin ihtiyaç haline gelmiş kısmını doldurmalarını bekleriz. Son zamanlarda çok duyar oldum “ çok kişi var ama aradığımı bulamıyorum” nedenini sorgularlar ama cevabını bulamazlar. Hatta derler ki “babam gibi biri olsun” ya da annem gibi değildi” . Hepimiz ya anne Sevgisi(şefkati) ya da babanın verdiği Güveni ararız aslında. Asıl cevap bizdedir yani geçmişimizde gizlidir, karşıda değil. Ama soruları doğru sormadığımızda, farkına bile varmadan cevaplarımız bizi hep daha da yanlışa götürür.

Peki, sonradan verilir mi bu güven ve sevgi duyguları çocuklara. Uzmanı olmadığım için yapılan çalışmaları bilemeyeceğim ama benim psikoterapi hocamın dediği şuydu: “sokak çocuklarının rehabilitasyonu imkânsıza yakın zordur çünkü bu 2 değer oluşmamıştır” der. Aşağı yukarı cevabımı aldığımı düşünüyorum. İlber Ortaylı’nın çok güzel bir sözü var: sabah kahvaltı hazırlamayacağınız, akşamda masal okumayacağınız çocuğu dünyaya getirmeyin”. Eh be hocam yine müthiş bir şey demişsin. Kesinlikle katılıyorum. Sonra toplumun psikolojisi bozuk deriz. Ekonomik krize vururuz, başkalarını suçlarız. Herkes kendi evinin önünü temizlese Dünya mis gibi olurdu ama geç değil buraya kadar yazım bir farkındalık oluşturduysa şimdi İSTE ve DEĞİŞ.

Bu yazıyı çok önceden de yazabilirdim hep aklımda vardı ama bugün bir haber okudum ve dedim ki tam zamanı döktür sinem. İnsanlığın en büyük değeri üzerinde bir oyun var farkında mısınız? Güvensizlik zeminini hazırlayıp iletişimden uzak, sağlıklı karar vermekte zorlanan ve hareket alanını kısıtlayarak konfor alanından çıkamayan bir nesil mi geliyor acaba?

Güven değerimiz üzerinde müthiş bir oyun oynanıyor. Önceleri aile yaşantımızda küçükken temelleri atıldı aslında ya ailelerimizin insanlar hakkında konuştuklarını duyduk ya da güvensiz zeminden gelmiş kişiler bizde o hissiyatı yaşattı. Sonraları dizilerle zemin kuvvetlendirildi. Kurtlar vadisindeki komplo teorileri, Mission Impossible daki departmanın başındaki müdürün aslında Dünyayı ele geçirme isteği. Derken son olarak haberlerde çıkan savaş ve göçler. Göç eden insanların yardımsız bırakılması ya da insan haklarını savunan ülkelerin at gözlüğü takması tavrı ile karşılaştık.

Hiçbir düşünceyi hafife almayın çünkü etkilerini yıllar sonra görürsünüz. Küçücük ama sizin hiç karşılaşmadığınız o düşünce sizde bir duygu ile eşleşir, çünkü zihin karşılaştırma ve eşleşmelerle anlamlara duygu yükler ve bir düşünceniz vardır artık. Sonra o düşünce sizin bütün hayatınıza şekil vermeye başlar. Ve artık o düşünce duygularını etkiliyor ve davranışlarınıza yansıyordur. Düşüncelere kurt dersek, o kurt bir kere aklınıza girdi mi oradan çıkmaz. O yüzden de zaten anksiyete bulaşıcıdır. Sizin hiç düşünmeyi bile ummadığınız o kurt artık aklınızdadır. Konuyu değiştirmeden devam edecek olursak.

#10yeraschallenge akımı başladı. Bende önce “amannn” derken, e bir foto da ben koyayım hadi dedim. Bugünde haberlerde masumane bir akım olmadığı ile ilgili bir haber yayınlandı. Tatbikîde hemen yabancı kaynaktan haberin doğruluğunu araştırdım birkaç yazı okudum. Facebook’un bunu “yıllar içindeki insan değişimlerini anlayabilmek için yapay zekâlar için elverişli bir durum oluşturmak için kurulandığı” söyleniyor. Yazının devamını ekte bulabilirsiniz.

Şimdi soru 1. Saygıdeğer bilim adamları sizler değil misiniz bu yapay zekâyı yaratan ve destekleyen şimdi neden tantana çıkarıyorsunuz? Yoksa sizde mi kontrol edemiyorsunuz artık onu?

Soru 2. insanlık üzerinde oynanan nasıl bir oyunudur bu? Bütün güven duygularımız sağlı sollu ateş altında. Yine siz değil miydiniz insana güveneceğime ya da iş yaptıracağıma bu işi robotlara yaptıralım ya da insana dost olsun diyen, eee şimdi ne oldu da bu güvensizlik?Yoksa insan ırkının zeminleri üzerindeki yarattığınız değer yok etme çabası nedir?

Ve soru 3. Neden benim zihnim bunun bir komplo teorisi olduğunu düşünmek zorunda?

Uzatmak istemiyorum ama konu şu: sağlıksız bir toplum geliyor olabilir çünkü insanoğlunun 2 varoluş duygusu/sebebi üzerinde ciddi oyunlar oynanıyor… Siz siz olun değerlerinizi iyi besleyin… ZİHNİNİZİ ELLETMEYİN…

 

Yabancı basında haber: https://www.cbsnews.com/news/facebook-10-year-challenge-meme-could-it-mine-your-data-facial-recognition/

 

Profesyonel Koç ve Eğitmen

Sinem Yavuz

İçeriğin Devamı